Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Gezitta Dergi – Söyleşi

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu ve mutlu olsun✌ Evde, işte, sokakta daha eşit haklara sahip olacağımız günler yakın olsun!

Gezitta dergisinin Mart sayısının konusu “Kadınlar”

“Kadın gözüyle Dünya’yı gezmek nasıldır?” sorusuna cevap verdim kendimce. Buyrunuz zevkle okuyunuz!

♥♥♥

Ünzile’nin kaç koyun ettiğini hesaplayan bir kültürün varolduğu topraklardan çıktım yola…

Sezen Aksu “Ünzile” şarkısında “Korkar, durur, gitmez köyün en son çitine, inanır o sınırda Dünya’nın bittiğine. ” diyerek 12’sinde ana olmuş Ünzile’nin Dünyası’nı tanımlarken ben “Dünya o çitin bittiği yerde başlıyor.” diyebilecek kadar şanslıydım  aynı topraklarda doğup büyüdüğüm Ünzile’ye göre…

Ve benzerliklerimiz Ünzile’yle…Görünmez prangalarla kadınların sindirildiği toprakların kadınıydık ikimizde, korkutulmuştuk herşeyden ve herkesten, herkes tarafından!

Başka toprakları tanımak için yola koyulduğumda sırt çantamda kadınsı korkularda vardı 3-5 eşyamın yanında, kulaklarımda ise korku dolu cümleler: “Tek başına kadın çok tehlikeli, insanlar kötü, herkese güvenme, gece geç vakitte dışarda tek başına yürüme, yabancılarla konuşma, keserler, tecavüz ederler”
Her çantamı açtığımda elime gelen bir korku…  Yüküm ağırdı, en az aynı kaderi paylaştığım her kadın kadar!

Dünya’yı tanıma tutkumu korkularımın üstüne saldığımda tutkum korkularıma şöyle haykırıyordu: ” Yolda başıma gelebilecek her türlü tehlikenin farkındayım, gece yada gündüz tek başıma kendi mahallemde yürürken başıma gelebilecek tehlikeler kadar tehlikeli yollar… Beni yolumdan döndüremezsin!”

Korkularımın beni döndürmeye çalıştığı bu yoldan dönmedim! Anlattıkları, korkuttukları gibi değilmiş, Dünya güzelmiş, insanlar iyiymiş, bir kadın da en az bir erkek kadar Dünya’yı tek başına gezebilirmiş, bir zamanlar yabancı olan kişi en sevdiğin kişi olabilirmiş.

Yolda geçirdiğim her gün sırt çantamdaki kadınsı korkular yerini yepyeni masalsı hikayelere bırakıyor.  Sırtımda bohçam yerine sırt çantam,  beyaz dantelli çarşaflarım yerine uyku tulumum,  12 kişilik porselen yemek takımım yerine alüminyum tencerem ve tabağım, istemediğim bir adamın koynunda değil, doğa ananın kucağında uykuya dalan, korkularına yenilmeyen, özgürlüğün en büyük zenginliklerden biri olduğunu yollarda öğrenen çadırımın kadınıyım artık.

Hale Sargın

♥♥♥

Diğer gezgin kadınların röportajlarına bu linkten ulaşabilirsiniz.

www.gezittadergi.com

1 Yorum

  • Burak
    Posted 19/05/2018 at 13:23

    Yazınızı keyifle okudum efendim. Evet özgürlük gibisi var mı?

    Cevapla

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.