BU YOLCULUK KİMLER İÇİN?
Bu yolculuk lüks oteller arasında gidip gelmekten çok, dünyanın en etkileyici coğrafyalarından birinin içine girmek isteyenler için.
Bazen 4×4 jiplerle tozlu yollardan geçeceğiz. Bazen 4.000 metrenin üzerinde nefesimizin değiştiğini hissedeceğiz. Bazen kilometreler boyunca tek bir yerleşim görmeyeceğiz.
Bir sabah dünyanın en kurak çöllerinden birinde uyanacak, birkaç gün sonra dünyanın en büyük tuz düzlüğünde yol alacağız. Titicaca’nın üzerinde uyuyacak ve yolculuğun sonunda And Dağları’nın arasından trenle geçerek Machu Picchu’ya ulaşacağız.
And Dağları boyunca üç ülke geçecek; Atacama Çölü’nün uçsuz bucaksız coğrafyasında dolaşacak, 4×4 jiplerle Şili’den Bolivya’ya geçecek, volkanların ve yüksek rakımlı lagünlerin arasından ilerleyecek, Uyuni’nin bembeyaz tuz düzlüğünde yol alacak, Titicaca Gölü’nün yüzen adalarında uyuyacak ve And Dağları’nın arasından trenle geçerek Machu Picchu’ya ulaşacağız.
Bazı günler gün doğmadan yola çıkacağız, bazı günler uzun saatleri yollarda geçireceğiz. Pasifik kıyılarından dünyanın en kurak çöllerinden birine, 4.000 metrenin üzerindeki And platolarından Titicaca Gölü’ne kadar birbirinden çok farklı coğrafyalarda seyahat edeceğiz.
Üstelik bu yolculukta yalnızca coğrafya değil, konfor şartları da değişecek.
Santiago, Cusco ve Lima gibi şehirlerde şehir otellerinde konaklarken Bolivya Altiplanosu’nda daha sade koşullarla karşılaşabilir, Titicaca Gölü’nün üzerinde ise alışılmışın dışında bir eko-lodge’da uyuyabiliriz.
Bu nedenle bu yolculuk; farklı coğrafyaları keşfetmekten heyecan duyan, uzun yolculuklardan şikâyet etmeyen, yüksek rakım ve değişken koşullara uyum sağlayabilecek ve zaman zaman konfor alanının dışına çıkmaya açık gezginler için daha uygun.
Çünkü And Dağları bize her zaman konfor vadetmiyor. Ama karşılığında Atacama’da milyonlarca yıldızın altında durmayı, flamingoların yaşadığı lagünlerin kıyısından geçmeyi, Uyuni’de ufkun kayboluşunu izlemeyi, Titicaca Gölü’nün üzerinde uyanmayı ve sonunda Machu Picchu’nun karşısında durmayı vadediyor.
Evinizdeki konforun aynısını her zaman bulamayabilirsiniz; fakat evinizdeyken yaşayamayacağınız hikâyeler biriktireceksiniz.
Bu bir tatil değil; sizi And Dağları boyunca bir yolculuğa çıkarıyorum.
Ve şunu şimdiden söyleyebilirim ki bu yolculuğun sonunda başka bir sen olarak evine döneceksin. 😉
YÜKSEK RAKIM HAKKINDA ÖNEMLİ NOT
Bu yolculuğun önemli bir bölümü And Dağları’nın yüksek rakımlı bölgelerinde geçiyor. Rotamız boyunca 4.000 metrenin üzerine çıkacağımız, (max 4910 mt sadece araçla geçiş yapılacak) bazı günlerde ise uzun süre yüksek rakımda kalacağımız noktalar olacak.
Yüksek rakım sağlıklı kişilerde dahi nefes darlığı, baş ağrısı, yorgunluk ve benzeri geçici etkiler yaratabilir. Bu nedenle özellikle kalp, solunum veya dolaşım sistemiyle ilgili sağlık problemi bulunanların, tura katılma kararı vermeden önce programı doktorlarıyla paylaşarak seyahate ve yüksek rakıma uygunluk konusunda görüş almalarını önemle tavsiye ediyoruz.
Amacımız kimseyi bu güzel yolculuktan vazgeçirmek değil; And Dağları’nın koşullarını önceden bilerek, hazırlıklı ve güvenli bir şekilde yola çıkmak.
Andlar biraz nefes ister ama karşılığında insanın nefesini kesecek manzaralar verir.
Gelin, birlikte gezelim!
17 NİSAN 2027 CUMARTESİ
İSTANBUL → SANTIAGO
Saat 20:25’te İstanbul’dan hareket eden uçağımızla Güney Amerika yolculuğumuz başlıyor.
Geceleme uçakta.
18 NİSAN 2027 PAZAR
SANTIAGO • VALPARAÍSO • ŞİLİ ŞARAPLARI
Saat 08:30’da Santiago’ya ulaşıyoruz. Arturo Merino Benítez Havalimanı’nda misafirlerimizi karşıladıktan sonra otelimize geçiyor ve eşyalarımızı bırakıyoruz.
Fazla vakit kaybetmeden Pasifik Okyanusu kıyısındaki rengârenk Valparaíso için yola çıkıyoruz.
Santiago’dan yaklaşık 1,5 saat uzaklıktaki bu bohem liman şehri; rengârenk evleri, grafitilerle kaplı sokakları, dik yokuşları, tarihi fünikülerleri ve Pasifik manzaralarıyla Şili’nin en karakteristik şehirlerinden biri.
Valparaíso sokaklarında dolaştıktan sonra Nobel ödüllü dünyaca ünlü Şilili şair Pablo Neruda’nın La Sebastiana isimli evini ziyaret ediyoruz.
Günün devamında ise Şili’nin dünyaca ünlü şaraplarıyla tanışma zamanı. Butik bir şarap üreticisinde bağları ve üretim sürecini tanıyacak, farklı Şili şaraplarının tadına bakacağız.
Akşam Santiago’ya dönüyoruz.
Konaklama: Santiago
19 NİSAN 2027 PAZARTESİ
SANTIAGO → CALAMA → SAN PEDRO DE ATACAMA
ÇÖLÜN ALTINDA MİLYONLARCA YILDIZ
Erken kahvaltımızın ardından Şili’nin başkenti Santiago’yu keşfetmeye çıkıyoruz.
Şehir turumuzun ardından havalimanına geçerek Atacama Çölü’nün kapısı kabul edilen Calama’ya uçuyoruz.
Calama’ya varışımızın ardından özel aracımızla yaklaşık 2.400 metre yükseklikte bulunan San Pedro de Atacamakasabasına hareket ediyoruz.
Kerpiç yapıları, küçük sokakları ve etrafını çevreleyen dev volkanlarıyla San Pedro, Güney Amerika’nın en etkileyici çöl yerleşimlerinden biri.
Akşam ise bizi çok özel bir deneyim bekliyor.
Dünyanın yıldız gözlemi için en iyi bölgelerinden biri kabul edilen Atacama’nın olağanüstü berrak gökyüzünün altında astronomi ve yıldız gözlem turuna katılıyoruz.
Konaklama: San Pedro de Atacama
20 NİSAN 2027 SALI
ATACAMA ÇÖLÜ
BAŞKA BİR GEZEGENDE BİR GÜN
Bugün dünyanın en kurak çöllerinden Atacama’nın sıra dışı coğrafyasını keşfediyoruz.
Volkanların gölgesinde uzanan çöl, tuz düzlükleri, lagünler ve milyonlarca yılda şekillenmiş kaya oluşumları arasında ilerlerken zaman zaman kendimizi başka bir gezegene gelmiş gibi hissedeceğiz.
Atacama’nın sessizliği, uçsuz bucaksız manzaraları ve gün boyunca değişen renkleri bu seyahatin unutulmaz görüntülerinden bazılarını oluşturacak.
Bugün aynı zamanda ertesi gün başlayacak büyük And Dağları geçişimiz öncesinde yüksekliğe alışmak için önemli bir gün.
Konaklama: San Pedro de Atacama
21 NİSAN 2027 ÇARŞAMBA
ŞİLİ → BOLİVYA
4×4 JİPLERLE AND DAĞLARI’NI AŞIYORUZ
Turumuzun en maceralı bölümlerinden biri başlıyor.
Sabah erkenden San Pedro de Atacama’dan ayrılıyor ve Bolivya sınırına doğru yükselmeye başlıyoruz.
Sınır işlemlerimizin ardından bizi bekleyen 4×4 jiplerimize geçiyoruz.
Artık klasik yolları geride bırakıyoruz.
Volkanlar, çöl manzaraları, yüksek rakımlı lagünler ve kilometreler boyunca uzanan ıssız And coğrafyası arasında ilerliyoruz.
Deniz seviyesinden 4.000 metrenin üzerindeki yüksekliklerde ilerlerken And Dağları’nın vahşi ve büyüleyici yüzüyle karşılaşacağız.
Günün sonunda Polques bölgesine ulaşıyoruz.
Konaklama: Polques
22 NİSAN 2027 PERŞEMBE
BOLİVYA ALTIPLANOSU
VOLKANLAR • LAGÜNLER • FLAMİNGOLAR
4×4 jiplerimizle And Dağları’nın yüksek platolarındaki yolculuğumuza devam ediyoruz.
Bugün rotamız boyunca aktif volkanlar, renkleriyle şaşırtan yüksek rakımlı lagünler, çöl oluşumları ve bu sert coğrafyada yaşamayı başaran flamingolar bize eşlik edecek.
Kilometreler boyunca yerleşim görmeden ilerlediğimiz bu topraklarda doğanın ne kadar güçlü olabileceğine bir kez daha tanık olacağız.
Günün ilerleyen saatlerinde dünyanın en sıra dışı coğrafyalarından birine, Uyuni Tuz Düzlüğü’nün bulunduğu bölgeyeulaşıyoruz.
Konaklama: Uyuni
23 NİSAN 2027 CUMA
SALAR DE UYUNI
BEYAZ SONSUZLUK
Bugün seyahatimizin en unutulmaz günlerinden biri.
Dünyanın en büyük tuz düzlüğü Salar de Uyuni’yi keşfetmek üzere 4×4 araçlarımızla yola çıkıyoruz.
Yaklaşık 10.000 km²’yi aşan bu devasa beyazlıkta ufuk çizgisi neredeyse kayboluyor.
Gökyüzüyle yeryüzünün birbirine karıştığı hissini veren Uyuni, Güney Amerika’nın en etkileyici doğal oluşumlarından biri.
Bembeyaz tuz tabakasının üzerinde 4×4 jiplerle ilerlerken perspektifin kaybolduğu eğlenceli fotoğraflar çekecek ve dünyanın başka hiçbir yerinde kolay kolay karşılaşamayacağımız bir manzaranın ortasında olacağız.
Konaklama: Uyuni
24 NİSAN 2027 CUMARTESİ
UYUNI → LA PAZ
AND DAĞLARI’NIN YÜKSEK PLATOLARINDA
Kahvaltımızın ardından özel aracımızla La Paz’a doğru yola çıkıyoruz.
Bolivya Altiplanosu boyunca ilerleyen yolculuğumuzda uçsuz bucaksız düzlükler, And Dağları ve küçük yerleşimler bize eşlik ediyor.
Yol boyunca karşımıza çıkan vikunyaları selamlayarak Bolivya’nın sıra dışı başkentine doğru ilerliyoruz.
Akşam saatlerinde La Paz’a ulaşıyor ve otelimize yerleşiyoruz.
Konaklama: La Paz
25 NİSAN 2027 PAZAR
LA PAZ
CADILAR ÇARŞISI VE AY VADİSİ
Bugün dünyanın en yüksek rakımlı yönetim merkezlerinden biri olan La Paz’ı keşfediyoruz.
Dev dağların arasında kurulmuş bu sıra dışı şehir, geleneksel And kültürü ile modern yaşamın iç içe geçtiği büyüleyici bir yer.
Şehrin en ilginç noktalarından Cadılar Çarşısı’nı – Mercado de las Brujas – ziyaret ederek Aymara inançlarında kullanılan bitkiler, objeler ve ritüeller hakkında bilgi alıyoruz.
La Paz ziyaretimizin bir diğer durağı ise erozyonun binlerce yılda şekillendirdiği sıra dışı kaya oluşumlarıyla Valle de la Luna – Ay Vadisi.
Konaklama: La Paz
26 NİSAN 2027 PAZARTESİ
LA PAZ → TIWANAKU → PERU → TITICACA GÖLÜ
YÜZEN ADALARDA BİR GECE
Kahvaltımızın ardından Bolivya’dan Peru’ya uzanan yolculuğumuz başlıyor.
İlk durağımız, İnkalardan çok daha önce And coğrafyasının en önemli uygarlıklarından birine ev sahipliği yapan Tiwanaku Antik Kenti.
Binlerce yıllık bu uygarlığın izlerini keşfettikten sonra Peru sınırına doğru devam ediyoruz.
Pasaport işlemlerimizi tamamlıyor ve turumuzun üçüncü ülkesi Peru’ya giriş yapıyoruz.
Puno’ya ulaştıktan sonra yolculuğumuza bu kez tekneyle devam ediyoruz.
Yaklaşık 3.800 metre rakımdaki Titicaca Gölü’nün üzerinde ilerleyerek Uros halkının yaşadığı insan yapımı yüzen adalara ulaşıyoruz.
Bu gece klasik bir otelde değil, Uroslu ailelerin işlettiği göl üzerindeki bir eko-lodge’da kalacağız.
İnkaların kutsal kabul ettiği Titicaca’nın üzerinde, yıldızların altında uyumak…
Bu seyahatin en sıra dışı gecelerinden biri bizi bekliyor.
Konaklama: Los Uros – Titicaca Gölü
27 NİSAN 2027 SALI
TITICACA GÖLÜ → CUSCO
Sabah gözlerimizi Titicaca Gölü üzerinde muhteşem bir gün doğumuna açıyoruz.
Aymara ailemizle yapacağımız kahvaltının ardından Uros halkının yaşam biçimini yakından tanıyoruz.
Totora kamışlarından yapılan ve sürekli bakım gerektiren bu yüzen adaların nasıl inşa edildiğini, nesiller boyunca göl üzerinde yaşayan ailelerin geleneklerini ve Titicaca’nın And kültüründeki önemini öğreniyoruz.
Ardından vedalaşarak Cusco’ya doğru yola çıkıyoruz.
And Dağları boyunca devam eden yolculuğumuzun sonunda bir zamanlar İnka İmparatorluğu’nun kalbi olan Cusco’ya ulaşıyoruz.
Konaklama: Cusco
28 NİSAN 2027 ÇARŞAMBA
CUSCO
İNKALARIN BAŞKENTİNDE
Bir zamanlar Amerika kıtasının en güçlü imparatorluklarından birinin merkezi olan Cusco’dayız.
Şehrin kalbi Plaza de Armas, İnka döneminin en kutsal yapılarından Qorikancha ve sanatçı atölyeleriyle ünlü bohem San Blas mahallesi bugünkü duraklarımız arasında.
Cusco sokaklarında dolaşırken İspanyol kolonyal mimarisinin altında hâlâ ayakta duran dev İnka taşlarını göreceğiz.
And kültürünün önemli parçalarından biri olan koka yaprağıyla da burada daha yakından tanışacağız. Yüzyıllardır bölgede yaşayan halk tarafından kullanılan koka yaprağı, And dünyasının gündelik yaşamında ve geleneksel ritüellerinde önemli bir yere sahip.
Biz de yüksek rakıma uyum sürecinde geleneksel koka çayını deneme fırsatı bulacağız.
Konaklama: Cusco
29 NİSAN 2027 PERŞEMBE
MACHU PICCHU
İNKALARIN KAYIP ŞEHRİ
Ve büyük gün…
Peru denildiğinde ilk akla gelen, dünyanın en etkileyici arkeolojik alanlarından Machu Picchu’yu ziyaret ediyoruz.
Sabah erken saatlerde Cusco’dan hareket ediyoruz. Yolculuğumuzun bir bölümünü karayoluyla tamamladıktan sonra trenimize geçiyoruz.
And Dağları’nın arasından kıvrılarak ilerleyen tren yolculuğumuz boyunca manzara sürekli değişiyor.
Aguas Calientes’e ulaştıktan sonra araçlarla dağın yukarısına çıkıyor ve sonunda yıllardır fotoğraflarda gördüğümüz o manzara karşımıza çıkıyor:
Machu Picchu.
Yerel rehberimiz eşliğinde İnka medeniyetinin en gizemli şehirlerinden birini keşfediyor; tapınakları, terasları ve yüzlerce yıl önce dağların arasına kurulmuş olağanüstü taş yapılarını yakından görüyoruz.
Ziyaretimizin ardından aynı rota üzerinden Cusco’ya geri dönüyoruz.
Konaklama: Cusco
30 NİSAN 2027 CUMA
CUSCO → LIMA
PASİFİK KIYISINDA SON DURAK
Sabah kahvaltımızın ardından havalimanına geçerek Lima’ya uçuyoruz.
Otelimize eşyalarımızı bıraktıktan sonra Peru’nun başkentini keşfetmeye çıkıyoruz.
Pasifik Okyanusu kıyısında kurulan Lima’nın tarihi merkezinden modern mahallelerine uzanan rotamız boyunca Peru’nun tarihi, kültürü ve günlük yaşamı hakkında daha yakından bilgi sahibi oluyoruz.
Peru aynı zamanda dünyanın en dikkat çekici gastronomi ülkelerinden biri.
Seyahatimiz boyunca tanıştığımız Peru mutfağının farklı tatlarını Lima’da bir kez daha deneyimleme fırsatı buluyoruz.
Kinoa, chia, lúcuma ve altın çilek gibi bugün dünyanın birçok yerinde “superfood” olarak tanınan ürünlerin yetiştiği And coğrafyasındaki yolculuğumuzu Pasifik kıyısında tamamlıyoruz.
Konaklama: Lima
1 MAYIS 2027 CUMARTESİ
LIMA → İSTANBUL
And Dağları boyunca üç ülkeden geçen büyük yolculuğumuzun sonuna geldik.
Kahvaltımızın ardından 16:40’taki İstanbul uçuşumuz için havalimanına transfer oluyoruz.
Valparaíso’nun rengârenk sokaklarından Atacama’nın yıldızlarına, Bolivya’nın volkanlarından Uyuni’nin beyaz sonsuzluğuna, Titicaca’nın yüzen adalarından Cusco ve Machu Picchu’ya kadar uzanan hikâyelerimizle Güney Amerika’ya veda ediyoruz.