Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Hayatını nasıl geçirmek sana gerçekten zevk verirdi?

Doğup, büyüyoruz ve toplumun bize seçtiği rolleri en mükemmel haliyle oynamak için acılar, üzüntüler çeksekte bu oyuna devam etmekte ısrar ediyoruz. Kafamızda yarattığımız korkular, çektiğimiz acıları öyle bastırıyor ki adım atamıyoruz başka seçeneklere. İster buna iş/okul değiştirme diyin, ister eş, isterseniz de hayat tarzı. İşinden memnun olmayıp hala çalışmaya devam edenler, her gün birbirlerini yedikleri halde ayrılamayan çiftler…

Üniversite 1. sınıfın ilk dönemini bitirip tatil için ailemin yanına döndüğümde onlara okuduğum bölümün bana göre olmadığını, okumaya devam etmek istemediğimi, tekrar ders çalışarak üniversite sınavına girerek gazetecilik okumak istediğimi söylemiştim. İkisinin de suratı düşmüştü bunu onlarla paylaşır paylaşmaz. Hazır okuduğum bölümü kazanmışım, okuyup bitirmeliymişim, sene kaybı olmamalıymış hayatımda, onca dershane masrafı yapılmış benim için. Bunlar tabiki toplumun onlara öğrettiğiydi. Bana söylediklerine itiraz edebilecek kadar güçlü değildim, anne ve baba ne diyorsa hepsi çocuklarının iyiliği içindi. Babamda kendi babasıyla arasında geçen bir diyologu bana anlatmıştı. Babamda zamanında liseyi bitirip okumak için Ayvalık’tan Ankara’ya gitmiş, ilk dönemin sonunda bavulunu toplayıp Ayvalık’a geri dönmüş ve babasına okula devam etmek istemediğini, çalışmaya başlayıp kendi parasını kazanmak istediğini söylemiş. Babasından aldığı cevap ”Hemen bavulunu topluyorsun ve Ankara’ya geri dönüyorsun. Okulu bitirmeden de Ayvalık’a geri dönmek yok.” şeklinde olmuş. ”Allah babamdan bin kere razı olsun, iyi ki bana bunu söyledi de geri dönüp okulumu bitirdim ve meslek sahibi oldum.” der her zaman babam ne zaman bu hikayeyi anlatsa.

Ben de her zaman tekrarlarım, Allah babamdan bin kere razı olsun benim okumam için her türlü şartlarını zorlayıp beni okuttu. Babam, babasının ona yaptığını örnek alarak ben de uygulamaya çalıştı. Çünkü o böylece sevdiği bir işe kavuşmuştu. Evet onda bu hareket işe yaramıştı ve 25 seneden fazla sevdiği bir işi yaparak hayatını yaşadı. Fakat ben de bu hareket işe yaramadı. Okuduğum bölümden mezun olduktan sonra bölümümle ilgili işlerde çalıştım bir süre her defasında da ”Ya ben başka işler yapmak istiyorum” diye söylene söylene. Sonra kendi çabalarımla farklı bir alanda çalışmaya başladım daha keyif aldığım. En sonunda da keyifle yaptığım şeylerin içine koyabildim kendimi.

En az her çocuk kadar hayalperesttim. Uzaya gitme gibi bir fikrim olmadı hiç ama sorduklarında ”Büyüyünce dansöz olmak istiyorum” derdim, sonra biraz büyünce müzisyen olmak istedim. Sonra  da gazeteci olma hayalleri sardı beni. O zaman Dünya benim için sadece Türkiye’nin Ege’siyle sınırlı olduğu için ”Büyüyünce Dünya’yı gezen biri olmak istiyorum” gibi bir hayalim yoktu mesela. Dansöz ve müzisyen para kazanamaz dediler, gazetecilik ise kadın işi değildi, tehlikeliydi.  Ben hayallerime sıkı sıkıya sahip çıkamayınca, toplumda bir güzel çaldı onları benden.

Geri dönüp çalınmış hayalleri geri almam mümkün değil, o çocukluk hayalleri de yerini çoktan başka hayallere bıraktı. Hala hayalperestim ve o zamanki Hale’den tek farkım ise kimsenin hayallerimi çalmasına izin vermiyorum. Hayallerin ben üzerine yürümedikçe bana gelmeyeceğinin farkındayım artık!

Bir çoğumuz istemediğimiz hayatları yaşamaya devam ediyoruz. Hayalleri gerçekleştiremeyecek kadar da korkularla doluyuz. Gencinden yaşlısına bir çok kişiden mesajlar, mailler alıyorum. Kimi hayallerini gerçekleştirmek için kendini güçsüz hissediyor, kimi sihirli bir dokunuş bekliyor, kimi ise 25 -26 yaşında olmasına rağmen hayallerini gerçekleştirmek için geç kaldığını düşünüyor. ”Benim yerimde olsan ne yapardın? ” diye bir çok kişi mesaj yazıyor.  Canınızı acıtabilir ama kimse size sihirli çubuğu ile dokunmayacak hayallerinizi gerçek kılmak için! Herkes kendi sihirli çubuğunu kendi elinde tutuyor. Tek yapmanız gereken gerçekten hayallerinize doğru adım atmak. Sadece çok istemekle de olmuyor bu işler. Haydi kalk, harekete geç, nasıl yapılabilir diye araştır, hayallerinin üzerine yürü! Göreceksin bak onlara doğru yürüdüğünde hiç bir korku dikilemeyecek karşında!

En büyük korkulardan biri ise ya hayal ettiğim gibi olmassa? Bende soruyorum ”Ya olursa?” Denemeden asla bunu bilemeyeceksin. Oldu da denedin ve istediğim gibi gitmedi o zamanda ”En azından denedim” diyebileceksin.

Bu aşamada doğru sorulara ihtiyacımız var! Yıllardır beynimize işlenen sistemin sorularını bir kenara bırakmaya davet ediyorum şimdi sizi. Nedir doğru sorular diye kafanız karıştıysa bu noktada filozof Alan Watts’a kulak kesilelim mesela:

”Neyi arzuluyorsun? Ne yapmak için can atıyorsun? Nasıl bir durum içerisinde olmak isterdin?

Öğrencilerin mesleki yönlendirmelerinde bunu sık sık yapıyorum. Bana geliyorlar ve ”Üniversiteyi bitiriyoruz ve ne yapmak istediğimize dair en ufak bir fikrimiz yok” diyorlar. Her zaman şu soruyu soruyorum: ”Eğer para önemli olmasaydı ne yapmak isterdin?” ”Hayatını nasıl geçirmek sana gerçekten zevk verirdi?”

Bizimki gibi bir eğitim sisteminin neticesi o kadar şaşırtıcı ki! Bir çok öğrenci ressam olmak, şair olmak, yazar olmak isteriz fakat herkes biliyor ki bu şekilde para kazanamazsın” diyorlar. Yada bir başkası ”Açık havada yaşayıp, ata binmek isterim.” diyor. ”Binicilik kursunda öğretmenlik mi yapmak istiyorsun?” diye soruyorum. Hadi bununla devam edelim, gerçekten ne yapmak istiyorsun? Sonunda gerçekten yapmayı istedikleri bir şey bulduğumuzda, ona ”bunu yap ve parayı boşver.” diyorum. ”Çünkü para kazanmanın en önemli şey olduğunu söylersen hayatını tamamıyla boşa harcayacaksın” Hoşlanmadığın şeyler yapacaksın, bu şekilde yaşamını sürdüreceksin ve yaşamını sürdürmek hoşlanmadığın şeyleri yapmaya devam etmek olacak, ne kadarda aptalca!

İstediğini yapabildiğin kısa bir hayatın olması, acınası bir şekilde geçirilmiş uzun bir hayata sahip olmaktan çok daha iyidir. Eğer yaptığınız şeyi seviyorsanız bunun ne olduğunun hiçbir önemi yok, zamanla yaptığınız işte ustalaşırsınız. Bir şey konusunda ustalaşmanın tek yolu, yaptığın işi sevmektir ve sonra yaptığın şey her neyse zaten onun karşılığını iyi bir şekilde alabilirsin. Yani çok fazla endişelenme. Birisi bir çok şeyle ilgilenebilir ve sen de… İlgilendiğin herhangi bir şeyle başkalarının da ilgilendiğini görebilirsin. Zamanımızı sevmediğimiz şeyleri yaparak geçirmemiz, bunu sevmediğimiz şeyleri elde edebilmek ve sevmediğimiz şeyleri yapabilmek için sürdürmemiz ve çocuklarımıza da aynı yolu göstermemiz kesinlikle aptalcadır. Yaptığımız şey çocuklarımızı bizim yaşadığımız gibi hayatlar yaşamak üzere yetiştirmek ve eğitmektir. Çocuklarımız kendilerini doğrulamak ve hayattan doyum almak için kendi çocuklarını, onlarda kendi çocuklarını aynı şeyi yapmak üzere yetiştirecekler. Bu yalnızca mide bulanması ve kusup atamamak gibidir, hiçbir sonuca ulaşmaz. ”Bu nedenle neyi arzuluyorum?” sorusunu değerlendirmek fazlaca önemlidir. ”

Art Williams şöyle der: ”Sana kolay olacak demiyorum, sana buna değecek diyorum.

Ben de aynısını diyorum size! İçindeki güce inan, sorularını sor ve harekete geç! Emin ol buna değecek ?

15 yorum var

  • İbrahim
    Posted 08/02/2017 at 20:31

    Merhaba tıpkı bir gazeteci yazarın yazısı gibi güzel yazı olmuş,aslında siz gazeteci yazar olmuşsunuz bile?hayellerinize kavuşmuşsunuz ve daha net bir ifade ile söylemek gerekirse gezgin gazetecisiniz bence ?

    Cevapla
  • Burak
    Posted 08/02/2017 at 21:29

    her zamanki gibi çok içten çok güzel bir yazı,süper <3
    https://vimeo.com/194276412

    Cevapla
    • Post Author
      halesargin
      Posted 10/02/2017 at 15:32

      Teşekkürler Burak! Kısa bir süre önce izlemiştim paylaştığın kısa filmi. Cidden bu yazının altına eklenmesi gereken bir film. Çok teşekkürler paylaştığın için ❤

      Cevapla
      • Burak
        Posted 14/02/2017 at 12:10

        kocaman teşekkürler bizden Haleb ?:D

        Cevapla
  • ibrahim
    Posted 09/02/2017 at 23:13

    Sevgili Hale,
    Sistemi çok güzel tarif etmişsin. Tebrikler. Sanırım Einstein ın bir sözü vardı, “aslında her insan dahidir, ancak bir balığı ağaca tırmanma ile sınarsanız ömür boyu kendisini aptal yerine koyacaktır” gibi. Yazı bana bu sözü hatırlattı. Yine maymunlar ile yapılan bir sosyal deney var; kafeste tam muzu yiyeceginde ıslatıyorlar, sonra ikinci ve üçüncü maymunlar konuyor olaydan hiç haberi olmamasına rağmen yeni geleni dövüyor. Bilirsiniz işte, bizler de sonrakileri korkutarak ürkek ve mutsuz yapıyoruz genelde. Teşekkürler yazı için, çok faydalan dım.
    Sevgi ve saygılarımla İbrahim Erdoğan.

    Cevapla
    • Burak
      Posted 14/02/2017 at 12:07

      kocaman teşekkürler bizden Haleb 😀

      Cevapla
  • sezen yildız
    Posted 13/02/2017 at 01:01

    Yazılarıni okudukça kendimi iyi hissediyorum enerjinin gücümu gücünün enerjisimi bilmiyorum senin için hep dua ediyorum başına iyi şeyler gelsin diye..kızıma hep söylüyorum mutlu ol ne olursan ol insan ol nerde olursan ol ..canim benim sen bizim rüyalarımızın gercekleşen hayra yorumlanan kısmısın sen bizim bir daha dünyaya gelsemin tek dünyalisısın.seninle gurur duyuyorum Allaha emanet ol .seni seviyorum ..

    Cevapla
    • Post Author
      halesargin
      Posted 13/02/2017 at 20:23

      Sezen’cim çok teşekkür ederim. Ne güzel öğütler veriyorsun kızına! Benim de dualarım sizlerle, mutluluğunuz için, başınıza hep güzellikler gelsin diye ? Çok seviyorum seni de kızını da ❤ Yolunuz ışıklı olsun!

      Cevapla
  • ezher
    Posted 14/02/2017 at 13:54

    Ortaokulda gunlugume “dunyadaki her insanin gozunun icine tek tek bakmak istiyorum” yazdigimi hatirliyorum!..hayal bu ya!;)

    Cevapla
    • Post Author
      halesargin
      Posted 14/02/2017 at 15:02

      Hayalini gercek kiliyor musun merak ettim 🙂

      Cevapla
  • Mistik
    Posted 10/03/2017 at 11:22

    Merhaba! Sizi bir süredir takip ediyorum ancak bu yazınız öyle bir zamanda karşıma çıktı ki, böyle ilham veren tesadüf ancak filmlerde olur 🙂 Bende üniversiteyi yarıladım ki devam edebileceğimi sanmıyorum. Ve yazınız bana hayallerimin peşinden gidecek cesareti verdi diyebilirim. Önlisans diplomamı alarak kendi yolumu seçmeye ve diğer insanlara ilham vermeye karar verdim. Çok teşekkürler, kalbiniz gibi yolunuzda parlak olsun 🙂

    Cevapla
    • Post Author
      halesargin
      Posted 26/03/2017 at 05:25

      Hayatta hiç birşey tesadüf değil! Ben bu yazıyı yazmışım duyurmak için kendimi sen de hazırmışssın artık duymaya, gelmişsin! Yolun açık olsun, sevgiyle ve aşkla ??

      Cevapla
  • sinem
    Posted 04/06/2017 at 07:50

    Çocukken sorarlardı, “ne olmak istersin?” diye:
    7-8 yaş civarı dansöz olmak istediğimi söylerdim.
    10-11 yaş civarı şarkıcı olmak, orta okul yaşlarında da gazeteci, savaş muhabiri falan..
    Bu mesleklerin bazıları gereksiz, bazıları tehlikeliydi.
    Öğretmen olursam yarım gün çalışıp, bir kadın olarak rahat ederdim!
    Öğretmen benzeri bir mesleğim var şu an. Memurum.
    Hala şarkıcı olmak istiyorum. 🙂
    8.00-17.00’ten bağımsızca gezmek harika olmalı.
    Bağımlılığı kırıp, kendini boşluğa bırakmak güç bir iş.
    İyi gezmeler. 🙂

    Cevapla

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.