Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

İtalya Gezi Notları – Milano

”Milano’ya insanlar neden gider ki? Moda ile çok ilgilenmiyorsan, deli paralar saçarak alışveriş yapmak tarzın değilse Milano öyle gezilip, görülecek bir şehir değil” diye düşünüyordum aslında. Hala daha İtalya’da görülecek ilk sıralardaki şehirlerden biridir diyemem ama bu gidişimde Milano ile ilgili fikirlerim olumlu yönde değişti.

Öncelikle bu seferki Milano’ya gitme sebebim burada yaşayan arkadaşlarımı ziyaret etmekti.

Fotoğrafta sağımda Martina, solumdaki ise Marco. 2012-2013 arasında Avrupa gönüllülük hizmeti projesi kapsamında İtalya’nın Sicilya bölgesinde yaşadığım sırada en yakın arkadaşlarımdı. Hatta gönüllülük projem bitip Türkiye’ye döndüğümde Martina ve Marco İstanbul’a gelip beni ziyaret etmişlerdi.

Daha sonra onlarda iş için Sicilya’dan Milano’ya göçtüler. Sicilya’da işsizlik ciddi problemlerden biri yada cidden az paralara iş bulabiliyor halk.

Nedir bu Avrupa Gönüllülük Hizmeti projesi diye merak ediyorsan bu konu ile ilgili yazıma ulaşmak için TIKLAYIN!

Milano ve Bisiklet

Bir çok Avrupa şehri gibi Milano’nun da şehiriçi ulaşımda bisiklet önemli bir rol oynuyor.

Sokaklar her yere park edilmiş bisikletlerle dolu. Şehrin her yerinde olmasa da bir çok yerinde bisiklet yolu var. Kendi deneyimimle söyleyebilirim ki bisikletle şehir içinde turlarken araçlar tarafından sıkıştırılmak yada başka herhangi bir sorun yaşamadım.

Kadın yada erkek, genç yada yaşlı demeden insanları bisiklet üstünde görmek mümkün. Hem de öyle bisiklet formaları ile değil, gerçekten işine gittiği etek ile, takım elbise ile, topuklu ayakkabı ile.

Bilirsiniz ya bizde etekle yada takım elbise ile bisiklete binip işine gidersen marjinal olursun, Milano’da ise bu durum gayet normal. Kadınlar bisiklete binerken eteklerinin boyunu uzatmaya yada pantalon giymeye gerek duymuyorlar.

Bisiklet ile Milano’ya gitmeseniz dahi bisiklet kiralama da yaygın olduğu için kolayca kendinize bir bisiklet bulabilirsiniz.

Bisikletle Milano Şehir Turu

Pınar Pinzuti ile sosyal medyadan birbirimizi tanıyorduk. Milano’da eşiyle yaşıyor, bir bisiklet aktivisti. Bisikletizm.com da bisiklet ile ilgili yazılar paylaşıyor. Milano’ya gidince Pınar’ın kapısını çaldım.

İyi ki de kapısını çalmışım! Hem süper bir insanla tanışma fırsatı yakalamış oldum hem de Milano hakkındaki fikirlerim olumlu yönde değişti.

2 Türk kadını olarak alışverişin yolunu tutmadık da, bisikletlere atladığımız gibi Milano’nun altını üstüne getirdik. Pınar katlanır bisikletini ödünç verdi bana.  Önce Milano’nun turistik bölgelerini ziyaret ettik ardından bir çok turistin bilmediği bölgelere doğru pedalladık.

Milano’ya kadar gelmişken, Milano’nun simgesi olmuş duomo katedralini görmeden gitmek olmazdı değil mi? 

Bana gökdelenlerin arasından dar sokaklara, parklardan meydanlara uzanan bisikletli bir şehir turu yaptıran sevgili Pınar Pinzuti’ye teşekkürlerimle 

Como Gölü

İtalya Alpleri’nin eteklerindeki Como Gölü’ne bir günümü ayırdım. Fakat söyleyebilirim ki en az 3-4 gün bu bölgeye zaman ayırmak lazım. Çevresindeki köyler, kasabalar ve doğasıyla İtalya’da görülmesi gereken yerler arasında.

Arkadaşım Martina’nın arabasıyla Milano’dan Como’ya gittik. Como gölü ile aynı isimli  gölün kenarındaki kasabalardan biri Como ilk durağımız oldu. Ayrıca Milano’dan buraya tren ve otobüs ile de ulaşım sağlanıyor. Biraz kasabada dolaştıktan sonra Como Gölü’nü yukardan görebilmek için finüküler ile Brunate’ye çıktık. Finükülerin gidiş-dönüş bilet fiyatı 5.50 Euro. Biz yukarı çıkarken finükülerle çıkmayı ,dönüşte ise orman içinden yürüyerek kasabaya geri dönmeyi tercih ettik.

Finükülere bisikleti ile binen biri bile vardı. Sonra gidince anladım ki bisiklet sürmek için enfes bir bölge. 715 mt’deki Brunate’den göl manzarası eşliğinde bisiklet sürüp daha sonra gölün kenarına kadar pedallayabilirsiniz.

Bu arada hayatımda gördüğüm en dik finükülerden biriydi.

Müthiş bir manzara eşliğinde yukarı çıkarken Alp Dağları ile yüz yüzesiniz resmen.

Gölün çevresi yemyeşil. Brunate’de bahçe içinde görkemli evlerin manzaraları ise ”İşte burada yaşanır yaaaa!” dedirtecek kadar güzel.

Brunate’den Como kasabasına geri dönüş için 2 yol var; biri arabalar için olan asfalt yol, diğeri ise taşlı, toprak, büyük bir kısmını orman içinden yürüyebileceğiniz bir yol. Biz tabiki de orman içi yürüyüş yolundan yürüdük. 50 dakikalık bir yürüyüş.

Lokal birilerine yolu sorduğumuzda orman içindeki yolun çok bozuk olduğunu ve benim ayağımdaki sandaletlerle yürüyemeyeceğimi söylediler. Ben yine bildiğimi okuyarak yürüdüm, zorlandım mı hayır. Yolda su kaynağı yok, yanınızda su bulundursanız iyi olur. Biz yürürken aynı zamanda bu yolda koşanlarla da karşılaştık.

Milano’ya uçak bileti

Milano’ya alternatif uçak biletleri için Biletbayi.com‘dan sorgulama yapabilirsiniz.

İtalya’da İnternet

İtalya’da internete ulaşım oldukça kolay. Meydanlarda, kafelerde, otobüslerde ücretsiz wi-fi bulmak mümkün. Ayrıca kendinize ait bir İtalyan hat alabilirsiniz.  İtalya’da bulunduğum sırada TİM’in (Turkcell, Vadofone gibi bir firma) turistler için olan bir kampanyası vardı.  13 Euro ödeyerek faturasız hat aldım, kampanya dahilinde de 10 GB internet için 10 Euro ödedim. İtalya’nın her yerinde sorunsuz bir şekilde internetimi kullanabildim.

1 Yorum

  • Firdevs
    Posted 03/08/2017 at 14:44

    Bu yazı milonaya süslü kıyafetler almaya gidenleri uzebilir ??

    Cevapla

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.