BU YOLCULUK KİMLER İÇİN?
Bu program klasik bir şehir turundan biraz farklı.
Amazon ormanlarında yürüyecek, teknelere binecek, Cocora Vadisi’nde doğa yürüyüşü yapacak, El Peñol’un yüzlerce basamağını çıkma fırsatı bulacak ve Kolombiya’nın farklı bölgeleri arasında kara ve hava yoluyla seyahat edeceğiz.
Bazı günler erken kalkacak, bazı günler uzun süre yolda olacağız. Tropikal sıcaklardan And Dağları’nın serin havasına kadar birbirinden oldukça farklı iklimler yaşayacağız.
Bu nedenle yolculuk, farklı coğrafyaları keşfetmeyi seven, yürümekten keyif alan ve zaman zaman konfor alanının dışına çıkmaya açık gezginler için daha uygun.
Evinizdeki konforun aynısını her zaman bulamayabilirsiniz; fakat evinizdeyken yaşayamayacağınız hikâyeler biriktireceksiniz.
Bu bir tatil değil; sizi bir yolculuğa çıkarıyorum.
Ve şunu şimdiden söyleyebilirim ki bu yolculuğun sonunda başka bir sen olarak evine döneceksin. 😉
Gelin, birlikte gezelim!
23 Ocak 2027 Cumartesi | Bogotá
Kolombiya’nın başkenti Bogotá’ya ulaşan misafirlerimizi havalimanında karşılıyor ve şehrin tarihi bölgesindeki otelimize geçiyoruz.
Eşyalarımızı bıraktıktan sonra biraz etrafı keşfetmek için kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Ardından hem uzun yolculuğun yorgunluğunu atmak hem de saat farkına uyum sağlamak için dinlenmeye geçiyoruz.
Konaklama Bogotá’da
24 Ocak 2027 Pazar | Bogotá
Bugün Bogotá’yı keşfetmeye başlıyoruz.
Şehrin tarihi merkezi La Candelaria’nın renkli sokaklarında yürüyerek Plaza de Bolívar’ı ziyaret edecek, dünyanın en önemli altın koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Altın Müzesi’ni gezeceğiz.
Ardından şehre yukarıdan bakmak için Monserrate Tepesi’ne çıkıyoruz.
Ama Kolombiya’yı yalnızca tarihi ve mimarisiyle tanımayacağız. Gün boyunca ülkenin mutfağından farklı lezzetleri ve belki de daha önce hiç görmediğiniz tropikal meyveleri de deneyeceğiz.
Konaklama Bogotá’da
25 Ocak 2027 Pazartesi | Bogotá – Leticia – Amazonlar
Bugün Amazonlar maceramız başlıyor. Bogotá’dan uçağa binerek Kolombiya’nın Amazonlar’a açılan kapısı Leticia’ya uçuyoruz.
Burası dünyanın oldukça ilginç sınır bölgelerinden biri. Kolombiya’nın Leticia, Brezilya’nın Tabatinga ve Peru’nun Santa Rosa yerleşimleri Amazon Nehri çevresinde yan yana yaşıyor. Ülkeler, diller ve para birimleri değişiyor ama günlük hayat sınırların çok daha ötesinde birbirine karışıyor.
Leticia’ya ulaştıktan sonra tekneye geçiyor ve Amazon Nehri üzerinde ilerleyerek ormanların içerisinde, nehir kıyısında bulunan konaklama yerimize ulaşıyoruz.
Akşam olduğunda ise Amazonlar’ın bambaşka bir yüzünü keşfetmek için rehberimiz eşliğinde gece orman yürüyüşüne çıkıyoruz.
Gündüz göremediğimiz canlıların seslerinin yükseldiği yağmur ormanında Amazon gecesine tanık olacağız.
Konaklama Amazonlar’da
26 Ocak 2027 Salı | Amazon Nehri
Bugün teknemizle Amazon Nehri üzerinde yol alıyoruz. Nehir boyunca ilerlerken yalnızca Amazonların doğasını değil, bu coğrafyada yaşayan insanların günlük hayatını da yakından gözlemleme fırsatımız olacak.
Ardından Maymunlar Adası’nı ziyaret ediyoruz. Öğle yemeğimizden sonra Amazonların en özel sakinlerinin peşine düşüyoruz: pembe ve gri nehir yunusları. Teknemizle nehir üzerinde ilerleyerek doğal ortamlarında yaşayan yunusları gözlemlemeye çalışacağız.
Konaklama Amazonlar’da
27 Ocak 2027 Çarşamba | Amazonlar – Brezilya – Bogotá
Bugün ucundan kıyısından Brezilya topraklarına da ayak basacağız; hem de Leticia’dan yürüyerek ülke değiştireceğiz.
Bir sokakta Kolombiya’dayken birkaç dakika sonra tabelaların dili, para birimi ve ülke değişiyor. Leticia ile Brezilya’nın Tabatinga şehri arasındaki sınır günlük hayatın içinde neredeyse görünmez durumda.
Tabatinga’da yapacağımız kısa gezinin ardından Leticia’ya dönüyor ve Bogotá uçuşumuz için havalimanına geçiyoruz.
Konaklama Bogotá’da
28 Ocak 2027 Perşembe | Bogotá – Medellín
Kahvaltımızın ardından yeni şehrimiz Medellín’e gitmek üzere havalimanına geçiyoruz.
“Sonsuz baharın şehri” Medellín’in insanı içine çeken atmosferinde şehri keşfetmeye başlıyoruz.
Bir zamanlar dünyanın en tehlikeli şehirlerinden biri olarak anılan Medellín’in geçirdiği büyük dönüşümün izlerini takip edeceğiz. Sanatın, müziğin ve kamusal alanların bir şehrin hikâyesini nasıl değiştirebildiğine tanık olurken geçmişin hüzünlü hikâyelerine de kulak vereceğiz.
Şehrin sokaklarında dolaşacak, paisa kültürünü yakından tanıyacak ve Medellín’in bugün neden Latin Amerika’nın en ilgi çekici şehirlerinden biri olduğunu anlamaya çalışacağız.
Konaklama Medellín’de
29 Ocak 2027 Cuma | El Peñol – Guatapé
Bugün Medellín’den ayrılarak yaklaşık iki saat uzaklıktaki El Peñol ve Guatapé’ye gidiyoruz.
Devasa El Peñol Kayası’nın yüzlerce basamağını çıkmayı göze alanları tepede bölgenin gölleri ve yemyeşil tepelerinin oluşturduğu muhteşem bir manzara bekliyor.
Ardından Kolombiya’nın en renkli kasabalarından Guatapé’ye geçiyoruz.
Evlerin cephelerini süsleyen kabartmalar, rengârenk balkonlar ve küçük meydanlar arasında dolaşarak kasabayı keşfediyoruz.
Günün sonunda Medellín’e dönüyoruz.
Konaklama Medellín’de
30 Ocak 2027 Cumartesi | Medellín – Armenia – Salento
Medellín’den Armenia’ya uçuyor ve buradan karayolu ile Kolombiya’nın kahve bölgesinin kalbinde yer alan Salento kasabasına ulaşıyoruz.
And Dağları’nın yemyeşil yamaçları arasında kurulu Salento; rengârenk evleri, ahşap balkonları, küçük kahve dükkânları ve sakin sokaklarıyla Kolombiya’nın en güzel kasabalarından biri.
Bugün biraz yavaşlayıp kasabanın sokaklarında kaybolacak, yerel kahvelerin tadına bakacak ve kahve bölgesinin kendine özgü atmosferini yaşamaya başlayacağız.
Akşamüstü Salento’nun renkli sokaklarında yürüyüş yapıp kasabayı çevreleyen yeşil dağların manzarasına karşı günü tamamlıyoruz.
Konaklama Salento’da
31 Ocak 2027 Pazar | Cocora Vadisi
Bugün Kolombiya’nın en ikonik manzaralarından birine, Cocora Vadisi’ne doğru yola çıkıyoruz.
Salento’dan vadinin geleneksel ulaşım araçlarından Willys jeeplerle Cocora’ya doğru ilerliyoruz.
And Dağları’nın yemyeşil yamaçları arasında yapacağımız yürüyüş boyunca bulut ormanlarının içine girecek ve Kolombiya’nın ulusal ağacı olan, 60 metreye kadar uzayabilen dev balmumu palmiyelerinin arasında yürüyeceğiz.
Bulutların dağların arasına kadar indiği, palmiyelerin sislerin içinden yükseldiği bu coğrafyada Kolombiya’nın kahve bölgesinin en etkileyici doğa manzaralarından birine tanık olacağız.
Yürüyüşümüzün ardından Salento’ya dönüyor ve kasabanın tadını çıkarmak için serbest zaman geçiriyoruz.
Konaklama Salento’da
1 Şubat 2027 Pazartesi | Salento – Cali
Bugün Salento’ya veda ediyor ve yaklaşık dört saatlik kara yolculuğuyla rotamızı Kolombiya’nın güneyine, Cali’ye çeviriyoruz.
Cali demek salsa demek!
Kolombiya’nın müzik ve dansla ilişkisini belki de en iyi hissedebileceğimiz şehirlerden birindeyiz. Gün içerisinde şehrin sokaklarını keşfedecek, akşam olduğunda ise salsa müziğinin peşine düşeceğiz.
Dans etmeyi bilenler pistte yerini alsın, bilmeyenler için de Cali doğru yer olabilir 🙂
Konaklama Cali’de
2 Şubat 2027 Salı | Cali – Silvia – Popayán
Bugün Kolombiya’nın And Dağları’nın daha az bilinen coğrafyalarına doğru ilerliyoruz.
İlk durağımız Silvia.
Burası Kolombiya’nın en önemli yerli topluluklarından Misak halkının yaşadığı küçük bir And kasabası. Özellikle salı günleri çevredeki köylerden gelen yerli halkın ürünlerini satmak ve alışveriş yapmak için kasabaya gelmesiyle Silvia bambaşka bir atmosfere bürünüyor.
Yerel pazarı ziyaret ederek bölgenin günlük yaşamına, geleneklerine, kıyafetlerine ve ürünlerine yakından bakacağız.
Silvia ziyaretimizin ardından yolumuza devam ederek beyaz kolonyal yapılarıyla tanınan Popayán’a ulaşıyoruz.
Konaklama Popayán’da
3 Şubat 2027 Çarşamba | Popayán – San Agustín
Sabah Popayán’dan ayrılarak San Agustín’e doğru ilerliyoruz.
Bugün Kolombiya denince akla gelen ilk şeylerden birinin de peşine düşeceğiz: kahve.
Bir kahve çiftliğini ziyaret ederek kahvenin dalındaki kırmızı meyveden fincanımıza gelene kadar geçirdiği süreci görecek; yetiştirme, toplama ve işleme aşamalarını yerinde öğreneceğiz.
Elbette iyi bir Kolombiya kahvesinin tadına bakmadan da ayrılmıyoruz.
Ardından And Dağları’nın arasındaki San Agustín’e ulaşıyoruz.
Konaklama San Agustín’de
4 Şubat 2027 Perşembe | San Agustín
Bugün rotamız bizi Kolombiya tarihinin çok daha eski zamanlarına götürüyor.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan San Agustín Arkeoloji Parkı’nı ziyaret ederek, İspanyolların Güney Amerika’ya ulaşmasından çok daha önce bu topraklarda yaşamış toplumların geride bıraktığı gizemli taş heykelleri ve anıtsal mezar yapılarını keşfedeceğiz.
İnsanları, hayvanları ve doğaüstü varlıkları tasvir eden heykellerin arasında yürürken bazıları yaklaşık iki bin yıl öncesine uzanan bir dünyanın izlerini takip edeceğiz.
San Agustín yalnızca bir arkeolojik alan değil; And Dağları’nın ortasında, hâlâ cevaplanmamış sorularla dolu devasa bir açık hava müzesi gibi.
Konaklama San Agustín’de
5 Şubat 2027 Cuma | San Agustín – Pitalito – Bogotá
Sabah San Agustín’e veda ederek yaklaşık bir saatlik kara yolculuğuyla Pitalito Havalimanı’na ulaşıyoruz.
Buradan Bogotá’ya uçuyor ve yolculuğumuzun başladığı şehre geri dönüyoruz.
Amazon ormanlarından And Dağları’na, kahve bölgesinin yemyeşil vadilerinden salsa ritimlerine, yerli halkların yaşadığı dağ kasabalarından binlerce yıllık San Agustín heykellerine uzanan yolculuğumuz artık sona yaklaşırken günün geri kalanını Bogotá’da serbest geçiriyoruz.
Son alışverişlerinizi yapmak, sevdiğiniz bir yere yeniden gitmek ya da sadece bir Kolombiya kahvesi eşliğinde geçen iki haftayı düşünmek için zamanımız var.
Konaklama Bogotá’da
6 Şubat 2027 Cumartesi | Bogotá – İstanbul
Kolombiya’daki yolculuğumuzun son günü.
Uçuş saatimize göre havalimanına transferimizi gerçekleştiriyor ve İstanbul’a dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.
Arkamızda Amazon’un seslerini, And Dağları’nın manzaralarını, kahve kokusunu, salsa ritimlerini, tanıştığımız insanları ve anlatacak bir sürü Kolombiya hikâyesini bırakarak bu maceraya veda ediyoruz.
Bir sonraki yolculukta görüşmek üzere! 🇨🇴